17 Ağustos 2015 Pazartesi

Taslak metin

Cümle kurma şeysileri


Kaybeden insanlar. Eğlenmek ve kaotik zırva müziklerin içinde. Bunun dışındayken acizlik yüzüne çarpıyor insanoğlunun.

İnsan, düşün selidir.

İnsan, anıdır.

Mutluluk, anlık ve durgun olmayan deniz suyunda değil, anlık ve durgun olan anılarda.

Müzik sesi yükseldikçe arşa, düşün denizi bulanıyor.

Müzik, imajı var eden, ardından objeyi hiçleştiren, ve yalnızı kalabalık hissettiren.

Renkler, ışıktan bağımsız.

Bilinç bi toz bulutu gibi şehrin üzerine çıkıp, güneyden esen rüzgara bulandığında, müzik, evren oluyordur.

Bi adadaysanız ve etrafta çok insan varsa, yüzmeye koyulun.

Sarhoş beden, umutsuz eğlence, garip gülmece umudu, kadın derisi ve farkına varılamayan sabah uyantısı.

İnsan, müziğin denetimi altında.

Uyuşma, kafada ve midede, sonrası zaten orangutan.

Pembe götlü şakak maymunları, yüksek ses yada üstüne düşünülmemiş müziğin üstüne düşen insan parçacıkları gibi.

Artık yüksekteyiz, hayrete düşebiliriz.

Yosmalık, müzik yobazlığıdır.

Sahilde erkeğini erekte eden fahişe. Yaratıcı, altındaki kumu bunun için yarattı.

Kadın beden; hiç vazgeçilemeyecek olan kara parçası.

Asla gözgöze gelmemen gerekenle gözgöze gelme, artık merak ikna edicidir.

Sıcak; yorar ve boğar.

Ahlak, kendi farkındalığını yaratıyor, ve çok keskin bi yol izliyor ahlaksızlık üzerine varolan, pisişik oğlancılık üzerine.

Ahlak, durgun göle batırılmış toplu iğne kadar var.

Ahlak, mutlak toplum için. Ahlaksızlık, muğlak toplum için.

İslam, günümüzün ve zamanın tümünde bi devrimi ve başkaldırıyı temsil ettiği için; günümüzün ve zamanın öteki edilen homo ve transeksüelleri İslami misyonerlik yapıyor olabilirler.




El ele tutuşmuş; ulu sayılabilecek anne, düşünce selinin ne olduğunu bilmeyen, bilmeyen, bilmeyen ve yine bilmeyen küçük bi kız çocuğu, ve evrenin en karmaşık yapısı, 1.90 boyunda bi transeksüel; el ele, aynı müziğin ritminde. Dünya garip şekilde. Bi nüans anlatabilir mi? Yada yaratıcı vahyedebilir mi ne olduğunu?






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder