22 Temmuz 2015 Çarşamba




"Ve sancı, geç saatlerde."

Ra'nın güneşi üstümüzde ve pek kızgın davranıyor. Satirlerin bacaklarını hatırlıyor altımızda ki evrenlerarası tahterevalli. Şarap şelalelerine varasıya bi solucan deliği geçiyor denizden. Hırçın tanrılar ve bozguna uğramış kara hayvanları; nasılda hayran mercan adalarına! Korku! Şehvet! Ve intiharlara bulanık sazlıklar denizinden alınmış bi intikam! Hepsi bahsetmediğimiz kahkaha nehirden aşağı kayıp gidiyor! Yadsımalarla dolu günlerimiz oldu; ve hiçbiri yeteri kadar mutlu edemedi bizi. Huzurun soluğunu hissedemedik, güneşin kavurduğu çıplak ensemizde. Ne olması gerektiğinden emin değilim. Bilmediğim bi zaman ve tahmin edemediğim aptal algı biçimleri bunlar. Bana kalsa altımızda ki evrenlerarası tahtravalli yok etsin bizi, kendiyle birlikte. Ama tüm avrupa karşı bu duruma, çünkü köhne ve yobaz dinleri yığmışlar yalan ve kadınla. Ben ne idüğü belirsiz biri gibi gayet cahil olmayı başarmak istemiyorum ve zor geliyor anlayamadığım senle ve boş mideyle savaşmak, insan yaratmak istiyorum ben. Başka ve kahverengi olmayan bi toprak üzerinde; başka ve kahverengi olmayan bi çamurdan yaratmak insanı. Seni! Bu gökyüzünün gölgesi düşmeden yere, çünkü köhne ve yobaz dinleri yığmışlar yalan ve kadınlar üzerine. Olmak istediğim yerde olmak istemeliyim, biliyorum. Sende varmak istediğin yere varmalısın. Ama bu bi küre ve herşey çok zor - o kadarda değil. Hissizlik bi ördekgöleti su birikintisinde, ama sen zaten bunu biliyorsun. Şu halisünasyonal temmuz günlerinin halisünasyonal öğlen sıcaklarına inanmak istemiyorum. Karadan 15 bin ışıkyılı uzakta bi tanker görüyorum miyop gözlerimle, bakma bana öyle birazdan onun kadar yalnız görüneceğim karadan 15 bin ışıkyılı uzaktan. Herşey senle mi ilgili yoksa, poseidon'dan kaçmak mı zor? Tanrısal iradeye sahip olmayan bi karanlığa sahip gözlerin. Hiç bu kadar aciz ve hiç bu kadar kudretli hissetmedim. Ben! Sen mi? Sense herşeyden münezzeh.

"Ve sancı, geç saatlerde."


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder