İnisiyasyon ve Statüko Filanı
Dandikten, tahta kale malı bir öğrenci olarak, zaten kaale alınmam beşer tarafından mümkün değil. Varsa da bir elin parmakları kadar insanı cezbeder yahut düşündürür söylediklerim; ki değerlerin sayılara dönüştüğü, yarışta burnu büyük olanın önde götürdüğü bir sistemde bu ne denli ehemmiyete mazhar olabilir bilememekteyim.
Ötesinde bu zaten bir statüko, belki son 30 yıldır. İnsan, kendini kendi normlarında kaybettiğinden beri. İçinde sakladığı
şeyi ki o şey her ne ise artık? Ondan vazgeçtiğinden beri..
Kısaca; hissetmeyi düşünmeye bıraktığımızdan bu yana yada
bizi unutup
bene döndüğümüzden bu yana yahut geleneklere uyma müessesini abartıp şeriata kaynaştırdığımızdan bu yana ve kendi ayakları üzerinde durmayı renkli ucuz kağıtlara enpoze ettiğimizden bu yana.. Kaçtı ipin ucu elden.
Yaşamayı merdivenlerin yarısında öğrenmiş bir neslin, hakimiyeti elde etmesinden yada söz sahibi olmasından yada onun eline bakılmasından vahim ne olabilir ki. Bir çocuğun kendisinin, kendisinden daha değerli hiçbir şey olmadığını duyarak, öğrenerek büyümesinden. Ve idrak ettikten sonra yaşamı (
merdivenin yarısında), vaziyetin hiçte böyle olmadığını ve belkide yeryüzünde ki her şeyin kendisinden daha değerli olduğu aslıyla karşılaşıp, ilk kapanan kapıda sırtına bakıp nefret duymasından daha vahim ne olabilir ki.
`` Bize yaşamayı hayat geçtikten sonra öğretiyorlar `` Persius
1
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder